Güzel Viyana gezimizden sonra geçen hafta tüylerimiz diken diken eden bir yerdeydik. Prag merkezden 1 saat 45 dk gibi bir uzaklıkta olan kasaba-Terezin.Küçücük bir kasaba olan Terezin aslında insanlık tarihinin en acımasız soy kırımını görmüş, geçirmiş.Bazılarınızın başlıktan da anlayacağı üzere Terezin bir nazi kampı.Elbet ki bir Auschwitz gibi değil ama, insanın tüylerini diken diken etmeye yetiyor orda 1 saat geçirmek.Kasabaya özellikle yağmurlu bir havada giderseniz-bizim yaptığımız gibi,binaların soğukluğu yüzünüze yüzünüze vuruyor ve Terezin içinde bulundurduğu Getto'suyla bile insanlara olan inancınızı sevginizi yerle bir edebiliyor.Bir şöyle bir şey var ki Terezin, görebileceğiniz toplama kampları arasında en dayanılabilir olanı.Zaten böyle olmasının sebebi ise bir imha (extermination )kampı değil,toplama ve dağıtma kampı olması.Yani Avrupa'daki yahudiler önce bu tarz kamplarda toplanıp daha sonra Auschwitz, Treblinka gibi imha kamplarına dağıtılıyordu.Fakat böyle bir prosedür uygulamasına rağmen Terezin'de de 3.000 kadar yahudi öldürüldüğü bir gerçek.
Terezin'in elbet ki soykırım öncesi bir geçmişi de var. Terezin Avusturya İmparatoru, 2. Joseph tarafından askeri bir üs olarak kuruluyor.Fakat daha sonra hem askeri hem düşünce suçluları için bir hapishane'ye dönüştürülüyor.En ünlü mahkumu ise, tarih derslerinde adından hiç söz edilmeyen, fakat Franz Ferdinand'a yaptığı suikast 1. dünya savaşına sebebiyet veren Gavrilo Princip.2. dünya savaşına kadar komünistleri , çingeneleri, yehova şahitlerini içinde bulunduran hapishane.2. dünya savaşında bir toplama kampına çevriliyor.
Yazımı bitirmeden önce Yahudi Soykırımıyla ilgili bir şeyler söylemek istiyorum.Her ne kadar kimileri için Siyonizm reklamı ,kimileri için ise bir ülkeyi var etmek için planlanmış bir komplo teorisi olsa da sonuç kesindir ki orada ister yahudi olsun ister dinsiz olsun bir sürü masum insan işkence gördü ve öldürüldü.Kesinlikle yahudi sempatizanı veya anti semitist değilim ama şunu söyleyebilirim ki hiç bir bulgu bu korkunç ölüm gerçeğini değiştirmeyecek.Fakat bir yandan da insanlar önlerine ne konursa ona evet diyen canlılara dönüşme yolunda ilerliyor.Üsttekiler dünyayı nasıl görmemizi istiyorsa öyle görüyoruz.Her ne kadar dünyadaki tek soykırım bu olmasa da insanlar diğerlerine aldırış etmeden, yahudi soykırımıyla vicdanlarını biraz dürtüp, halen daha gruplaşmaya, ırkçılığa ve kendilerinden olmayanı yargılamaya devam ediyorlar. Herkes yahudi soykırımını kafasına yerleştirip,hiç kimse Avrupanın Kızılderili soykırımından, Belçikanın Ruanda Soykırımdan, İngilizlerin Aborjin Soykırımlarından bahsetmiyor.Ve ne yazık ki insanlar, İsrail'in yıllardır Filistine yaptıkları karşısında daha yeni seslerini çıkarmaya başladılar.En acısı da şudur ki bir soykırımı bir diğer soykırımla yargılamaya çalıştılar.İsrail'in yardım gemisine yaptığı saldırıdan sonra herkes başımıza bir Hitler hayranı kesildi. Bu noktada, apaçık ortada ki hepimiz tek bir doğruya yönlendiriliyoruz. Bunlar dünyanın acı gerçekleri ve küçük hayatlarımızın arka planında bu gerçekler var.Bu yüzden onları göz ardı edemeyiz.En azından aramızdaki farklılıkları (din ,dil,vs..)artık es geçip, beraber yaşamayı öğrenmeliyiz.
Neyse şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
*...'çalışmak özgürleştirir'...